2026 YKS Tercihlerinde
Puan Değil, Sıralama ve Gelecek Okunmalı
Kontenjan değişimleri, puan ve başarı sırası tahminleri, mesleklerin iş bulma olanakları ile öğrenci ve velilere yönelik somut öneriler
|
2026’NIN ANA MESAJI |
2026 YKS tercih dönemi, son yılların en dikkatli yönetilmesi gereken tercih dönemlerinden biri olacak. Çünkü bu yıl aday sayısı azalmasına rağmen yüksek puanlı aday sayısı belirgin biçimde arttı; toplam kontenjan küçüldü, bazı geleneksel bölümlerde kontenjanlar sert biçimde azaltılırken yapay zekâ, bilişim, siber güvenlik ve sanayiyle bağlantılı teknik programlarda yeni bir büyüme alanı oluşturuldu.
Tercihler 29 Temmuz-10 Ağustos 2026 tarihleri arasında yapılacak ve adaylar en fazla 24 tercih girebilecek. Ancak 2026 taban puanları henüz oluşmadı. Bugün internette “2026 taban puanı” adıyla paylaşılan rakamların çoğu gerçekte 2025 yerleştirme sonuçlarıdır. 2026 taban puanları, bu tercih döneminin ardından yerleştirmeler tamamlanınca ortaya çıkacaktır. [1]
Dolayısıyla bu yazıda verilen puan değişimleri resmî sonuç değil; ÖSYM puan dağılımı, kontenjan değişimleri ve istihdam göstergeleri kullanılarak oluşturulmuş tahmin aralıklarıdır. Tahminlerin amacı, adaylara kesin bir sonuç vadetmek değil; tercih listesini daha gerçekçi bir risk aralığında kurmalarına yardımcı olmaktır.
Aday Sayısı Azaldı, Fakat Rekabet Azalmadı
2025 yılında TYT’ye 2 milyon 351 bin 641 aday girerken 2026’da bu sayı 2 milyon 255 bin 76’ya düştü. Böylece TYT’ye katılım yaklaşık yüzde 4,1 azaldı. AYT’ye giren aday sayısı 1 milyon 549 bin 940’tan 1 milyon 473 bin 113’e gerileyerek yüzde 5,0; YDT’ye girenlerin sayısı ise 156 bin 40’tan 143 bin 270’e gerileyerek yüzde 8,2 azaldı. İlk bakışta bunun rekabeti azaltacağı düşünülebilir. Fakat üst puan dilimlerine baktığımızda tam tersi bir tablo görüyoruz. [2][3]
|
Puan türü ve dilim |
2025 aday sayısı |
2026 aday sayısı |
Değişim |
|
SAY 400 ve üzeri |
40.857 |
58.728 |
%43,7 artış |
|
SAY 440 ve üzeri |
12.449 |
22.370 |
%79,7 artış |
|
EA 400 ve üzeri |
2.823 |
4.545 |
%61,0 artış |
|
EA 440 ve üzeri |
560 |
874 |
%56,1 artış |
|
SÖZ 400 ve üzeri |
652 |
1.418 |
%117,5 artış |
|
SÖZ 440 ve üzeri |
76 |
214 |
%181,6 artış |
|
DİL 400 ve üzeri |
5.789 |
6.683 |
%15,4 artış |
|
DİL 440 ve üzeri |
1.231 |
1.795 |
%45,8 artış |
Tablo çok açık bir gerçeği gösteriyor: Sınava giren toplam aday sayısı azaldı ama üst başarı dilimlerindeki aday sayısı arttı. Özellikle sayısal ve sözel puan türlerinde ciddi bir üst puan yığılması var. Bu nedenle 2026’da birçok programın taban puanı yükselirken başarı sırası aynı kalabilir, hatta bazı programlarda başarı sırası gerileyebilir. Geçen yılın taban puanına bakarak tercih yapmak bu yıl daha da yanıltıcı olacaktır. Tablodaki oranlar ÖSYM’nin 2025 ve 2026 yığınsal puan dağılımlarından hesaplanmıştır. [2][3]
Aynı Başarı Sırası 2026’da Kaç Puana Karşılık Geliyor?
ÖSYM’nin 2025 ve 2026 yerleştirme puanı yığınsal tablolarındaki 20 puanlık aralıklar doğrusal olarak karşılaştırıldığında, aynı başarı sırasının 2026’da hangi yaklaşık puana karşılık geldiği daha net görülüyor:
|
Puan türü ve yaklaşık sıra |
2025 yerleştirme puanı |
2026 yerleştirme puanı |
Yaklaşık fark |
|
SAY 10.000 |
503,6 |
516,2 |
+12,6 |
|
SAY 50.000 |
446,0 |
464,6 |
+18,6 |
|
SAY 100.000 |
399,4 |
414,7 |
+15,3 |
|
SAY 200.000 |
338,2 |
345,7 |
+7,5 |
|
EA 10.000 |
426,9 |
436,7 |
+9,8 |
|
EA 100.000 |
360,5 |
369,1 |
+8,7 |
|
EA 200.000 |
328,5 |
334,7 |
+6,2 |
|
SÖZ 20.000 |
380,5 |
394,4 |
+13,8 |
|
SÖZ 100.000 |
333,5 |
344,0 |
+10,5 |
|
DİL 10.000 |
435,4 |
439,4 |
+4,1 |
|
DİL 50.000 |
335,2 |
334,1 |
-1,1 |
|
TYT 100.000 |
425,4 |
437,7 |
+12,3 |
|
TYT 500.000 |
336,1 |
337,6 |
+1,4 |
|
TYT 1.000.000 |
288,3 |
287,0 |
-1,3 |
Bu hesabın en önemli sonucu şudur: 2026’da sayısal ilk 100 bin içinde taban puanların, bölümün talebi hiç değişmese bile yaklaşık 13-19 puan yükselmesi mümkündür. Eşit ağırlıkta aynı sıralamalar yaklaşık 6-10 puan, sözelde yaklaşık 10-17 puan daha yüksek puana karşılık geliyor. Dil puanında ise yükseliş daha sınırlı; 40-50 bin ve sonrasında puanların yatay kalması veya bir miktar gerilemesi mümkün. [2][3]
Bu yüzden bir öğrenci “Geçen yıl 450 puanla alan bölüm bu yıl 465 olursa bölüm çok yükselmiş” dememelidir. Belki bölümün başarı sırası hiç değişmemiş, yalnızca sınav dağılımı nedeniyle aynı sıra 15 puan daha yukarı taşınmıştır. Hesaplamalar ÖSYM’nin yerleştirme puanı yığınsal dağılımları arasındaki doğrusal ara değerlemeye dayanmakta olup yaklaşık değerlerdir.
Toplam Kontenjan Küçülürken Hangi Alanlar Büyüyor?
2026’da Türkiye ve KKTC’de toplam 805 bin 747 kontenjan bulunuyor. Bunun 371 bin 476’sı ön lisans, 407 bin 80’i lisans, 27 bin 191’i özel yetenek programlarına ayrılmış durumda. Kontenjanların 602 bin 117’si devlet, 184 bin 914’ü vakıf, 18 bin 716’sı KKTC üniversitelerinde bulunuyor. Başka bir ifadeyle toplam kontenjanın yaklaşık yüzde 74,7’si devlet, yüzde 22,9’u vakıf, yüzde 2,3’ü KKTC üniversitelerine ait. [4]
YÖK’ün 2025 için açıkladığı 843 bin 547 toplam kontenjan ile 2026’daki 805 bin 747 kontenjan karşılaştırıldığında yaklaşık 37 bin 800 kişilik, yani yüzde 4,5’lik yeni bir daralma görülüyor. Daha geniş açıdan bakıldığında, toplam kontenjan 2023’te 1 milyon 90 bin 14 iken 2025’te 843 bin 547’ye indirilmişti. İki yıldaki azalma 246 bin 467 ve yaklaşık yüzde 23 olmuştu. 2026, bu daralma politikasının devam ettiği bir yıl olarak karşımıza çıkıyor. [4][5]
Kontenjanı Belirgin Biçimde Azalan Alanlar
Hukuk: Kontenjan 2023’te 15 bin 313 iken 2025’te 9 bin 821’e, 2026’da 8 bin 812’ye indi. Üç yıldaki toplam azalma yaklaşık yüzde 42,5. Ayrıca hukuk için başarı sırası şartı 125 binden 100 bine çekildi. Bu durum özellikle devlet ve tam burslu hukuk programlarında sıralamaları sıkılaştırabilir. Buna karşılık yüksek ücretli vakıf programlarında 100 bin barajı nedeniyle kontenjanın dolmaması da mümkündür. [6]
Diş hekimliği: Kontenjan 2023’te 9 bin 127 iken 2025’te 7 bin 81’e, 2026’da 6 bin 587’ye geriledi. Üç yıllık toplam daralma yaklaşık yüzde 27,8. 2025’ten 2026’ya düşüş ise 494 kontenjan, yaklaşık yüzde 7 oldu. Sağlık alanındaki talep ve sayısal puan yığılmasıyla birleştiğinde diş hekimliğinde yukarı yönlü hareket beklemek makul görünüyor. [6][7]
Eczacılık: Kontenjan 2023’te 4 bin 512 iken 2025’te 3 bin 416’ya, 2026’da 3 bin 166’ya düştü. Üç yıllık azalma yaklaşık yüzde 29,8; yalnızca son yıldaki azalma yüzde 7,3. Eczacılıkta istihdam ve ilk iş bulma süresi verileri de görece olumlu olduğu için taban sıralamaların sıkılaşması beklenebilir. [6][8]
Türk Dili ve Edebiyatı ile Tarih: YÖK verilerine göre Türk Dili ve Edebiyatı kontenjanı 2023-2025 döneminde 12 bin 15’ten 3 bin 680’e gerileyerek yüzde 69; tarih kontenjanı 10 bin 658’den 3 bin 646’ya gerileyerek yüzde 66 azaltıldı. Bu çok sert daralma, mezun arzının istihdam olanaklarının üzerine çıktığının kurumsal olarak da görüldüğünü gösteriyor. Kontenjan azalması puanı destekleyebilir; fakat bölüm talebi ve mezuniyet sonrası alan uyumu zayıf kaldığı için başarı sıralamasında aynı ölçüde iyileşme beklenmemelidir. [6]
Psikoloji, mimarlık, iletişim ve eğitim fakültelerinin bazı programlarında da kontenjan yönetimi sıkılaştırılıyor. 2026’da psikoloji için 10 bin 465, mimarlık için 3 bin 906 kontenjan bulunuyor. Özellikle psikolojide tam burslu ve devlet programları ile yüksek ücretli vakıf seçeneklerinin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerekiyor. [6]
Kontenjanı Artan veya Yeni Büyüme Alanı Oluşturulan Bölümler
En dikkat çekici büyüme bilişim ve sanayiyle bağlantılı programlarda yaşanıyor. Lisans düzeyindeki bilgisayar ve bilişim bilimleri alanının kontenjanı 2022’ye göre yüzde 23 artırılarak 53 bin 817’ye çıktı. Bilgisayar mühendisliğinin 2026 kontenjanı 13 bin 430. Ön lisans düzeyindeki bilgisayar ve bilişim programları ise 2022’de 29 bin 944 kontenjanken yüzde 107 artışla 62 bin 104’e ulaştı. Bu artış, bilişim alanında fırsat yaratırken mezun sayısının hızla büyümesi nedeniyle özellikle alt sıralardaki programlarda rekabet avantajının yalnızca diplomayla sağlanamayacağını da gösteriyor. [4]
Organize sanayi bölgelerindeki meslek yüksekokulu kontenjanları 2 bin 499’dan 4 bin 245’e çıkarılarak yaklaşık yüzde 70 artırıldı. Siber güvenlik programlarına 772 kontenjan ayrıldı. Spor bilimleri programlarının kontenjanı 14 bin 846’ya yükseldi; özel yetenek programlarının toplam kontenjanı da bir önceki yıla göre yüzde 11 arttı. [4]
2026’da ilk kez öğrenci alacak programlar arasında Tarih ve Yapay Zekâ, Felsefe ve Yapay Zekâ, İşletme ve Yapay Zekâ, Finansal Teknoloji, Biyoteknoloji ve Genetik, Yapay Zekâ Destekli Web Tasarımı ve Kodlama, Mobil Güvenlik Teknolojileri ve Dijital Oyun Teknolojileri bulunuyor. Yeni lisans, ön lisans ve açık öğretim programlarına toplam 1.163 kontenjan ayrıldı. Ancak bu programların geçmiş taban sıralaması bulunmadığı için tercih edilirken bölüm adından çok üniversitenin akademik kadrosu, ders programı, laboratuvarı, staj ağı ve sektör bağlantısı incelenmelidir. [4]
2026’da Hangi Bölümlerin Puanı Artabilir, Hangileri Gerileyebilir?
|
TAHMİN TABLOSUNU NASIL OKUMALI? |
|
Bölüm veya alan |
2026 tahmini taban puan değişimi |
Başarı sırası beklentisi |
|
Tıp - devlet/tam burslu |
+5 ile +22 |
Genellikle yatay veya bir miktar sıkılaşma |
|
Tıp - yüksek ücretli vakıf |
0 ile +15 |
Ücretlere göre yatay veya dalgalı |
|
Diş hekimliği - devlet/tam burslu |
+15 ile +30 |
Belirgin sıkılaşma ihtimali |
|
Diş hekimliği - ücretli/indirimli |
+5 ile +20 |
Ücrete göre değişken |
|
Eczacılık |
+13 ile +25 |
Devlet ve burslularda sıkılaşma |
|
Hemşirelik |
+5 ile +20 |
Nitelikli devlet programlarında daha güçlü |
|
Dil ve Konuşma Terapisi / Ergoterapi |
+10 ile +25 |
Talep gören programlarda sıkılaşma |
|
Özel Eğitim Öğretmenliği |
+12 ile +25 |
Sıralamalarda yukarı hareket beklenebilir |
|
Bilgisayar/Yazılım/Yapay Zekâ - üst programlar |
+8 ile +20 |
Yatay veya sınırlı sıkılaşma |
|
Bilgisayar/Yazılım - alt ve ücretli programlar |
-5 ile +10 |
Kontenjan artışı nedeniyle yatay veya gerileme |
|
Elektrik-Elektronik/Kontrol/Otomasyon/Havacılık |
+8 ile +22 |
Nitelikli programlarda sıkılaşma |
|
Hukuk - devlet/tam burslu |
+10 ile +22 |
Kontenjan ve baraj nedeniyle sıkılaşma |
|
Hukuk - yüksek ücretli vakıf |
0 ile +10 |
Bazı programlarda dolmama riski |
|
Psikoloji - devlet/tam burslu |
+8 ile +16 |
Üst programlarda sınırlı sıkılaşma |
|
Psikoloji - ücretli/indirimli |
-5 ile +8 |
Ücret ve şehir etkisiyle yatay veya gerileme |
|
Mimarlık - güçlü teknik üniversiteler |
+8 ile +18 |
Yatay veya sınırlı sıkılaşma |
|
Mimarlık - alt/ücretli programlar |
-2 ile +8 |
Yatay veya gerileme ihtimali |
|
Beslenme ve Diyetetik / FTR |
-3 ile +14 |
Üniversite ve burs türüne göre ayrışma |
|
İşletme/İktisat/Finans - üst İngilizce programlar |
+8 ile +18 |
Üst üniversitelerde talep korunabilir |
|
İşletme/İktisat - alt ve ücretli programlar |
-5 ile +5 |
Yatay veya gerileme |
|
Türk Dili ve Edebiyatı/Tarih/Sosyoloji/İletişim |
0 ile +12 |
Puan artsa bile sıra yatay veya gerileyebilir |
|
DİL puanıyla alan orta-alt programlar |
-5 ile +3 |
Yatay veya gerileme |
|
Uçak Teknolojisi/Elektrik/Kontrol-Otomasyon ön lisans |
+8 ile +18 |
İstihdam bağlantısı güçlü olanlarda sıkılaşma |
|
Alt sıralardaki genel ön lisans programları |
-5 ile +5 |
700 bin sonrasında yatay veya aşağı yönlü |
Bu tablonun en önemli ayrıntısı, “puan artışı” ile “bölümün değer kazanması”nın aynı şey olmadığıdır. Örneğin sözelde 100 bininci adayın yaklaşık yerleştirme puanı sınav dağılımı nedeniyle 10,5 puan yükseliyor. Bu durumda tarih bölümünün taban puanı 8 puan yükselse bile başarı sırası gerilemiş olabilir. Buna karşılık hukukta hem yaklaşık 9 puanlık genel EA puan yükselişi hem de yüzde 10’un üzerindeki kontenjan azaltımı birlikte etkili olacaktır.
Tahminlerin güven düzeyi tıp, diş hekimliği, eczacılık ve hukukta daha yüksek; psikoloji, mimarlık, ücretli vakıf programları ve yeni açılan bölümlerde daha düşüktür. Çünkü vakıf üniversitesi ücretleri, burs koşulları, şehir maliyeti ve adayların ödeme gücü bu programlarda sınav dağılımı kadar etkili olabilir. Tahminler ÖSYM dağılımları, 2026 kontenjanları ve mezun istihdam göstergelerinin birlikte değerlendirilmesiyle oluşturulmuştur; resmî taban puan değildir. [2][3][4][6][8]
Diploma Almakla Kendi Mesleğinde Çalışmak Aynı Şey Değil
TÜİK’in 2025 Yükseköğretim İstihdam Göstergelerine göre lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı 2024’te yüzde 75 iken 2025’te yüzde 73,9’a geriledi. Ön lisans mezunlarında oran yüzde 66,4’ten yüzde 65,7’ye düştü. Lisans mezunlarının ortalama ilk iş bulma süresi 14,2 ay, ön lisans mezunlarının 15,8 ay oldu. [8][9]
|
Gösterge |
Lisans |
Ön lisans |
|
Kayıtlı istihdam oranı |
%73,9 |
%65,7 |
|
Ortalama ilk iş bulma süresi |
14,2 ay |
15,8 ay |
|
Öğrenim alanıyla uyumlu işte çalışma |
%56,7 |
%50,8 |
Buradaki en düşündürücü oran yüzde 56,7’dir. Kayıtlı çalışan her lisans mezunu kendi alanında çalışmıyor. Ücretli çalışan lisans mezunlarının yalnızca yaklaşık yüzde 56,7’si eğitim gördüğü alanla uyumlu bir meslek grubunda bulunuyor. Dolayısıyla “Bu bölümün istihdam oranı yüksek” ifadesi tek başına yeterli değildir; mezunların kaçının gerçekten kendi mesleğini yaptığı da araştırılmalıdır. [8]
İstihdam Oranı En Yüksek Lisans Bölümleri
|
Bölüm |
Kayıtlı istihdam oranı |
|
Tıp |
%95,5 |
|
Özel Eğitim Öğretmenliği |
%90,8 |
|
Havacılık Elektrik ve Elektroniği |
%89,9 |
|
Matematik Mühendisliği |
%89,8 |
|
Hemşirelik |
%89,8 |
Alan bazında sağlık ve refah yüzde 84,5; mühendislik, imalat ve inşaat yüzde 82,1; bilişim ve iletişim teknolojileri yüzde 76,7; eğitim yüzde 75,4; iş, yönetim ve hukuk yüzde 74,1 kayıtlı istihdam oranına sahip. Ancak bu oranlar alan ortalamasıdır; örneğin “iş, yönetim ve hukuk yüzde 74,1” verisi her hukuk, işletme veya iktisat mezununun aynı istihdam şansına sahip olduğu anlamına gelmez. [8][9]
İlk iş bulma süresi en kısa programlar Dil ve Konuşma Terapisi’nde 2,4 ay, tıpta 3,9 ay, Özel Eğitim Öğretmenliği’nde 4,4 ay, eczacılıkta 4,6 ay ve ergoterapide 7,6 ay. Bu değerler lisans genelindeki 14,2 aylık ortalamanın oldukça altında bulunuyor. [8][10]
Ön lisans düzeyinde kayıtlı istihdam oranı en yüksek programlar polis meslek eğitimi yüzde 92,6; elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı yüzde 87,4; uçak teknolojisi yüzde 84,8; kontrol ve otomasyon teknolojisi yüzde 83,9 ve elektrik yüzde 83,7 olarak sıralanıyor. Bu tablo, iyi seçilmiş teknik bir ön lisans programının istihdam açısından bazı dört yıllık bölümlerden daha güçlü olabileceğini gösteriyor. [8][10]
Alanında Çalışma Oranı Hangi Bölümlerde Güçlü?
Ücretli çalışan lisans mezunlarında eğitimle meslek uyumu sağlık ve refah alanında yüzde 80,4; iş, yönetim ve hukukta yüzde 79,6; eğitimde yüzde 64,8; mühendislik, imalat ve inşaatta yüzde 63,6; bilişim teknolojilerinde yüzde 56,1. Sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon alanında ise bu oran yalnızca yüzde 20,6. Bu veri, geleneksel sosyal bilimler ve iletişim bölümleri tercih edilirken öğrencinin mutlaka ikinci bir uzmanlık, yabancı dil, veri analizi, dijital içerik üretimi veya sektör sertifikası planlaması gerektiğini gösteriyor. [8]
İş Piyasasının 2026’daki Anlık Fotoğrafı
İŞKUR’un 2026 birinci çeyrek araştırmasına göre Türkiye genelinde 270 bin 954 açık iş bulunuyor. Bu sayı 2025’in aynı dönemindeki 343 bin 770 açık işe göre yüzde 21,2 daha düşük. Bu düşüş, 2026’da iş piyasasının genel olarak daha seçici hale geldiğini gösteren önemli bir işaret. [11]
|
Sektör |
Açık iş sayısı |
Toplam açık iş içindeki pay |
|
İmalat |
81.303 |
%30,0 |
|
Toptan ve perakende ticaret |
56.402 |
%20,8 |
|
Konaklama ve yiyecek hizmetleri |
53.911 |
%19,9 |
|
Mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler |
17.351 |
%6,4 |
|
İnşaat |
14.175 |
%5,2 |
|
İnsan sağlığı ve sosyal hizmetler |
5.740 |
%2,1 |
|
Bilgi ve iletişim |
3.515 |
%1,3 |
|
Eğitim |
3.101 |
%1,1 |
Açık işlerin yüzde 70,7’si imalat, perakende ticaret ile konaklama ve yiyecek hizmetlerinde toplanıyor. Fakat bu işlerin önemli bölümü üniversite diploması gerektirmeyen satış, hizmet, üretim ve teknik işlerden oluşuyor. Bu nedenle açık iş sayısı ile belirli bir üniversite bölümünün mezuniyet sonrası fırsatı doğrudan aynı kabul edilmemelidir. İŞKUR verisi kısa dönemli işveren talebini, TÜİK verisi ise mezunların kayıtlı istihdam durumunu gösterir. [11]
Öğrenciye Tavsiye: “Puanım Nereye Yeter?” Sorusundan Önce “Ben Hangi İşi Yapabilirim?” Diye Sorun
Bir bölümün puanının yüksek olması, o bölümün öğrenci için doğru olduğu anlamına gelmez. Tıp için yeterli sıralamaya sahip olmak kan görmeye, yoğun çalışma temposuna, nöbetlere ve uzun eğitim süresine uygun olmak anlamına gelmez. Psikolojiye ilgi duymak, insanlarla uzun süreli mesleki ilişki kurmaya hazır olmakla aynı şey değildir. Bilgisayar mühendisliğini tercih etmek de yalnızca teknoloji kullanmayı sevmek değil; matematik, algoritma, problem çözme ve sürekli öğrenme disiplinini kabul etmek demektir.
Öğrenci önce kendisine şu soruyu sormalıdır: “Bu bölümü kazanabilir miyim?” değil, “Bu mesleğin günlük işlerini on yıl boyunca yapabilir miyim?” Üniversite dört veya altı yıl sürer; meslek hayatı ise otuz-kırk yıl devam edebilir.
Tercih listesi mutlaka istek sırasına göre hazırlanmalıdır. ÖSYM sistemi, öğrenciyi puanının yettiği en üst tercihine yerleştirir. “Gelme ihtimali yüksek olanı üst sıraya yazayım” düşüncesi yanlıştır. 2025’te yerleşen adayların yüzde 20,5’i birinci, yüzde 12,1’i ikinci, yüzde 9,3’ü üçüncü tercihine yerleşti; toplamda yüzde 42’si ilk üç tercihinden birini kazandı. Bu nedenle ilk sıralara gerçekten en çok istenen programlar yazılmalıdır. [12]
Dengeli bir listede birkaç tercih öğrencinin sıralamasından daha iyi, ana bölüm öğrencinin gerçekçi aralığında, son bölüm ise daha güvenli seçeneklerden oluşabilir. Ancak öğrenci, kazandığında kayıt yaptırmayacağı hiçbir programı listeye eklememelidir. “Boş kalmasın” düşüncesiyle yazılan bir tercih, öğrencinin istemediği bir programa yerleşmesine ve sonraki yıl ortaöğretim başarı puanı etkisinin düşmesine neden olabilir.
Yeni açılan yapay zekâ veya teknoloji bölümlerinde yalnızca bölüm adına bakılmamalıdır. “Yapay zekâ” kelimesi, eğitim kalitesinin garantisi değildir. Programın matematik ve bilgisayar bilimi altyapısı, öğretim üyeleri, laboratuvarları, İngilizce eğitim düzeyi, zorunlu stajları ve mezunun hangi unvanla çalışabileceği incelenmelidir.
Veliye Tavsiye: Tercihi Finanse Edin, Fakat Öğrencinin Yerine Tercih Yapmayın
Velinin en önemli görevi, öğrencinin yerine karar vermek değil; kararın sonuçlarını görünür hale getirmektir. “Ailede doktor olsun”, “hukuk her zaman geçerlidir”, “bilgisayarda iş çok” veya “memuriyeti garanti olsun” gibi kalıp cümleler günümüzde tek başına sağlıklı tercih gerekçesi değildir.
Özellikle vakıf üniversitesi tercihinde yalnızca ilk yılın ücreti düşünülmemelidir. Hazırlık dahil beş yıllık bir mühendislik, altı yıllık tıp veya beş yıllık diş hekimliği ve eczacılık eğitiminin toplam maliyeti hesaplanmalıdır. Öğrenim ücreti artışları, barınma, ulaşım, yemek, kitap, bilgisayar, yaz okulu ve uzayan eğitim süresi ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bursun hangi durumlarda kesildiği, hazırlıkta ve azami eğitim süresinde devam edip etmediği yazılı olarak incelenmelidir.
Veli, yalnızca “üniversitenin adı” ile karar vermemelidir. Aynı üniversitenin iki bölümü arasında akademik kadro, akreditasyon, staj ağı ve mezun başarısı bakımından büyük farklar olabilir. Öğretim üyesi sayısı, uygulama hastanesi veya laboratuvar varlığı, zorunlu staj, Erasmus anlaşmaları, eğitim dili ve mezunların çalıştığı kurumlar bölüm bazında araştırılmalıdır.
Ayrıca öğrencinin yaşayacağı şehir de eğitimin bir parçasıdır. Barınma sorunu, ulaşım süresi, iklim, sosyal ortam ve aileden uzaklık öğrencinin akademik başarısını etkileyebilir. Sırf puanı yettiği için öğrencinin yaşamak istemediği bir şehre veya yapamayacağını düşündüğü bir mesleğe yönlendirilmesi, üniversiteyi bırakma ya da yeniden sınava hazırlanma riskini artırır.
Tercih Listesi Hazırlanırken Kullanılabilecek Kontrol Listesi
Başarı sırası: 2025 taban puanı yerine öncelikle 2025 başarı sırası ve 2026 kontenjan değişimi karşılaştırılmalı.
Burs türü: Tam burslu, yüzde 50 indirimli ve ücretli programlar ayrı programlar olarak değerlendirilmelidir.
Toplam maliyet: Sadece ilk yıl değil, hazırlık ve olası uzama dahil tüm eğitim süresinin maliyeti hesaplanmalı.
Bursun devamı: Bursun not ortalaması, hazırlık, azami süre, disiplin ve yatay geçiş koşulları yazılı olarak okunmalı.
Akreditasyon: Programın ulusal veya uluslararası akreditasyonu ve geçerlilik süresi kontrol edilmeli.
Akademik kadro: Bölümün yalnızca toplam öğretim elemanı sayısı değil, alanla doğrudan ilgili tam zamanlı kadrosu incelenmeli.
Uygulama ve staj: Hastane, laboratuvar, atölye, zorunlu staj ve sektör iş birliklerinin gerçekten aktif olup olmadığı araştırılmalı.
Mezun çıktıları: Mezunların hangi kurumlarda ve hangi pozisyonlarda çalıştığı mümkünse bölüm bazında görülmeli.
Şehir ve barınma: Kira, yurt, ulaşım ve yaşam maliyeti akademik tercih kadar gerçekçi biçimde değerlendirilmelidir.
İstek sırası: Liste, “gelme ihtimaline” göre değil, öğrencinin gerçekten istediği programların sırasına göre düzenlenmelidir.
Son Söz: En Yüksek Puanlı Bölüm Değil, En Sürdürülebilir Gelecek Seçilmeli
2026 tercih döneminin üç temel gerçeği var:
Birincisi, aday sayısı azalsa da üst puanlarda çok ciddi bir yığılma oluştu. Bu nedenle özellikle sayısal ve sözel programların taban puanları genel olarak yükselebilir.
İkincisi, toplam kontenjan daralıyor. Hukuk, diş hekimliği, eczacılık ve bazı geleneksel sosyal bilimlerdeki kesintiler sıralamaları yukarı çekebilir. Buna karşılık bilişim ve teknoloji programlarındaki hızlı kontenjan artışı, üst düzey üniversiteler ile alt programlar arasındaki farkı büyütebilir.
Üçüncüsü, üniversite mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 73,9 olsa da kendi alanıyla uyumlu işte çalışma oranı yüzde 56,7’dir. Yani diploma sahibi olmakla meslek sahibi olmak arasında önemli bir mesafe bulunuyor. [8]
Doğru tercih; öğrencinin sıralamasının yettiği en yüksek puanlı bölüm değil, yeteneğiyle, çalışma alışkanlığıyla, kişiliğiyle, aile bütçesiyle ve Türkiye’nin değişen iş gücü ihtiyacıyla birlikte sürdürebileceği en nitelikli eğitim seçeneğidir.