Eğitim • 5 dk okuma

DOĞRU SINIRLARDA GELİŞEN ÇOCUK

DOĞRU SINIRLARDA GELİŞEN ÇOCUK

Gelişen modern dünyayla birlikte aile içindeki sınır kavramları karışık ve belirsiz bir düzene evrilmeye başladı. Sınırlar ilişkilerde bireylerin davranışlarına yön veren ve öz-kontrol davranışlarını geliştiren bir kavramdır; tabi bu koşul ancak sınırlar sağlıklı çizilirse mümkün olabilir.

Her bir bireyin, ailenin ve aile alt sisteminin bütünlüğünü koruyan ve genişleten duygusal bariyerler “sınır” olarak ifade edilmektedir.(Üstündağ,2015)

Sınırların sağlıklı bir zeminde ilerlemesi için dengeli olması büyük önem arz ediyor. Aile içinde özellikle çocuklara karşı ebeveynlerin çizdiği sınırların “yarı geçirgen” olması hem çocuğun özgüven geliştirmesi için hem de aile içinde sağlıklı sınırlar çizilmesinin ve bu doğrultuda ilerlenmesinin en büyük adımıdır.

 

Aile içinde sınırlar; Katı sınırlar, Açık ve Net sınırlar (Yarı Geçirgen) ve Belirsiz sınırlar (iç içe geçmiş) olarak belirlenmiştir. Bu sınırlardan en sağlıklı ve faydalısı açık ve net sınırlardır.

"Doğan Cüceloğlu’na göre sağlıklı aile, üyelerinin gereksinmelerini karşılayan, onların gelişmesi için olumlu bir ortam oluşturan, aile üyeleri arasındaki ilişkinin rahat ve akıcı olduğu, toplumla ilişkisinde ne toplumdan kopan ne de toplumun baskısına tümüyle boyun eğen, duygularını tanıyan ve ifade edebilen, iyi belirlenmiş benlik sınırları olan ve kendini değerli bulan bir insan tipinin yetiştiği aile türüdür (Özkan, 2021: 14)."

 

Açık ve net sınırları olan ailelerde çocuk istek ve ihtiyaçlarını fark eder, açıkça dile getirir ve sonucunda şefkatli bir yaklaşım göreceğini bilir. Fakat bu şefkatli yaklaşımın içinde sınırlar da dahildir.

Örneğin çocuk toplum içinde toplum kurallarına uymayan, toplumun huzurunu bozacak veya bir başkasına zarar verebilecek bir eylemde bulunmak istiyor. Sınırları açık ve net olan bir ailede ebeveynler çocuğun göz hizasına inerek davranış gerçekleşmeden önce çocuğa “bu isteğinin uygun olmadığını” sebepleriyle birlikte açıkça ifade eder. En önemli nokta ise ebeveynler çocuğun ısrarcı istekleri söz konusu olduğunda da sınırlardan feragat etmez ve her seferinde aynı sınırları çocuğa şefkatle ve sevgisini göstererek kararlı bir şekilde ifade eder.

Bu davranış biçimine alışan çocuk zaman içinde kendi istek ve ihtiyaçlarını, bunların doğurabileceği sorunları ve davranışlarına denk gelen sınırları kavramayı ve kontrol etmeyi öğrenmiş olur.

Aşırı kontrol ve katı disiplin, çocuğun kendilik gelişimini baskılar.

Sınırların belirsiz olduğu aşırı özgürlük ise yön duygusunu zayıflatır.

Bu bağlamda sağlıklı gelişim, sevgi ile sınırın birlikte var olabildiği dengeli bir yapı içinde mümkün olur. (Klinik Psikolog NergizYüzükçü)

Anne-baba ve çocuklar arasında sağlıklı olan sınır, açık ve net sınır olarak kabul edilmektedir. Belirgin sınırları olan bir ailede “Sınırlarım var, ama şefkatim de var” durumu söz konusudur. Katı sınırları olan bir ailede şefkat eksiktir. Belirsiz sınırları olan bir ailede ise çocuklar daha çok güç kazanmış ve daha baskın durumdadır. Böyle bir ailede anne-baba arkadaşlık rolünü üstlenmişlerdir. (Üstündağ,2015)

 

Elbette açık ve net sınırları olan aileler çocuklarının gelişim dönemlerine uygun hareket etmesine, dünyayı keşfetmesine olanak tanır. Çocuğun kendisine veya bir başkasına zarar vermeyecek şekilde hatalar yapmasını şefkat ve anlayışla karışılar, çocuğa uygun alternatif çözüm yolları sunar.

Büyükler bilen insanlar, küçükler ise öğrenen. Çocukların dünyayı keşfetmesine ilgi duyan ve onlara bu fırsatı veren bir ortam, çocuklar için en sağlıklı gelişim ortamıdır.(Doğan Cüceloğlu)

Çocuk dünyayı keşfederken elbette hata yapacaktır tıpkı insanlığın tamamı gibi. Fakat önemli olan yapılan hataya karşı aldığı tepkidir. Ebeveynler çocuğun yanlış bir davranışına çok sert bir tepki verir ve çocuğun hata yapmasına hiç olanak tanımazsa çocuk bundan sonraki tüm gelişim dönemlerinde daha çekingen, yeni deneyimlere karşı kaçıngan bir duruş sergileyebilir. (Katı Sınır)

Aynı zamanda çocuk yaptığı hatalar karşısında sınırların hatırlatılmadan ve uyarılmadan hatasının desteklendiğini görürse, ebeveynlerinin gelişim dönemine bakmaksızın davranışlarının kontrolünü tamamen kendisine bıraktıklarını anlarsa gelişim dönemlerinin tamamında hem bireysel hem toplumsal hemde ilişkisel sınırları kontrol etmekte zorlanabilir. ( Belirsiz Sınır)

Sınırların belli olmadığı ailelerde roller karışır, anne- baba çocuğun arkadaşı konumuna, çocukta ebeveyn konumuna geçebilir. Bu durum bir müddet çocuk için keyif verici olsa da ileriki dönemlerde birey kurduğu ilişkilerde rol karmaşalarına düşebilir.

 

Özetle sınırların çizilmesinde denge en önemli kurallardan biridir. Doğan Cüceloğlu’nun da dediği gibi “büyükler bilir, küçükler öğrenir.” Çocukların dünyayı öğrenme ve keşfetme sürecinde ebeveynlerin rolü onlara her zaman şefkat ve merhametle yaklaşarak duygusal bariyerleri yani sınırları göstermesidir. Çocuk sınırı aşan bir davranışta bulunduğunda çok katı ve sert tepkilerle veya çok açık, sınırsızca “senin kararın istediğini yapabilirsin” gibi cümlelerle değil; “Top oynamak istemeni anlıyorum, bu topu çok sevdin ve biran önce oynamak istiyorsun. Fakat evin içinde top oynarsan eşyalar kırılabilir. Ama istersen topunla oynamak istediğin zaman parka gidebiliriz” gibi sınırları hatırlatan, çocuğun merakını ve heyecanını destekleyen ve çocuğa alternatif sunan cümlelerle karşılık vermeliyiz.

 

Çocuğa karşı dengeli bir sınırın anahtarı; dinlemek, anlamak, kararlı olmak ve alternatif sunmaktır  çoğu zaman.

 

TUBA ZENGİNER

TUBA ZENGİNER

PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK ALANINDA HİZMET VERMEKTEDİR.

Tüm yazılarını gör →