YAZIN

Yazın, ne var ne yoksa yazın. Kafanızdaki duygu ve düşünceler maymun gibi oradan oraya zıplayıp duruyor; onları seyredalırken kendimizi kaybediyoruz. Kendinize alan ve zaman açın; alın beyaz sayfayı ve kara kalemle ne hissediyorsunuz, neyi yapıyor neyi yapamıyorsunuz, dökün kağıda. Hangi duygu ve düşüncelerinizi ifade edebiliyor, hangilerini içinizde tutuyorsunuz? Yer değiştiren sevinçlerinizi, üzüntülerinizi, aslında neler hissedip ama nasıl göründüğünüzü tıpkı bir aynaya bakar gibi en saf, en temiz halinizle yazın. Hepsini yazın.

Kendinizi bir de kelimelerde görün. Kimsiniz, nerelerdesiniz? Hangi kuyularda, hangi sığlardasınız? Öyle birileri okusun, beğensin diye süsleyerek, azaltıp eksilterek değil; içinizi görmek, kendinizi tamir etmek adına arızalarınızı tam olarak bulmak için yazın. Kalp gözüyle bakın; bir de o sizinle hemfikir mi? Yargılamadan, var oluşunuza şükrederek yazın.

Aklınızdan sildiğinizi düşündüğünüz nice hatalarınız düşecek kaleminizden kağıda! Onları da sevin; zira sizi siz yapan, ders verip olgunlaştıran hatalarınızdır. Belki de tekamül ufukta doğmaya başlamıştır; görecek kalp gözüne hayran bir bekleyiştedir. Yazın ne var ne yoksa... Yunus Emre ne güzel demiş: "Bir ben vardır bende benden içeri." Kendinizi bulma yolunda keşfettiğiniz ikinci "ben" ile "biz" olmaya, tüm olmaya, yani huzura ihtiyaç vaktidir belki. Aynada gördüğünüzün ruhunuzla hemhal olduğunu hissedin ve bir kez daha bakın boşlukta asılı kalan size. Gülümseme ise devamı, girizgah doğru demektir...

Sağlıkla kalın, yaşamla kalın, nefesinizde kalın, hoşça kalın...

 

NERGİZ YÜZÜKÇÜ

NERGİZ YÜZÜKÇÜ

SOSYOLOG, AİLE VE EĞİTİM DANIŞMANI

Tüm yazılarını gör →